Hocalı 21 Yaşında

Hocalı 21 Yaşında

“Dağlık Karabağ’ın Hocalı kentinin düşüşünü bir gün boyunca yaşadım. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1.300 Azerbaycan Türk’ünün Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün dünyaya duyurdum. Hocalı katliamı anlatılamaz bir vahşetti.

Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütellibov, olayı dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye çalıştılar. Bütün Azerbaycan şok olmuştu. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlarda tipi altında Agdam’a gelmeyi başardıklarında çoğunun ayakları donmuştu.

Bazılarının ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin, yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Agdam arasındaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.” katliamın canlı tanığı olan bir gazetecinin anlattıklarıydı yaşananlar.

İnsanlık dramı dendiğinde akla gelen en önemli tarihlerden birisidir 26 Şubat 1992. Hocalı bugün tam 21 yaşında ve yaşanılanlar akla geldiğinde kanımızın donduğu, yapılan işkenceleri duyduğumuzda bile tüylerimizin ürperdiği; lakin o yaşanılmaması gereken olayları yaşayanlarında insan oluğu bir kasabadır Hocalı…

O gün yaşanılan olayların yayınlanan videolarını izlemek için 18 yaş üstü sınırı konulurken o videolardaki acıyı, dehşeti, katliamı yaşayanlar çocuktular, kimisi de yaşını bile doldurmamış kundaktaki bebekti. Hocalı da artık bir kasaba değil mezar yeriydi…

Hocalı da neden katliam yapıldı? Bu katliamın asıl nedenleri neydi ve bu acımasızca yapılan katliamın sorumluları kimlerdi? Kimler kimlerin arkasına saklanarak akıl almaz bu işkenceleri yaptı?

Hocalı 21 Yaşında

Bu katliamı yapanların destekçileri kimdi? Peki bunlar yaşanılırken halkı korumak kimin göreviydi? İşte bütün bu soruların cevabını arayacağız.

Hocalı kasabası Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepesidir. Ve Hankendi’yi ve Ağdam’ı bağlayan yolun üzerinde bulunup bölgenin tek havalimanı için üs konumunda olması nedeniyle stratejik bir önem kazanmış kasabadır.

Dağlık Karabağ bölgesi orda yaşayan halkın baskıları üzerine referandum yapılarak oylamaya gidilmiştir. Çoğunluğu Ermeni kesimin oluşturduğu Karabağ bölgesi 1992 yılında özerklik kazanmıştır.

Biraz geçmişe gidelim ve tarih 1980 olsun. Bu yılda Dağlık Karabağ bölgesinde resmi olarak nüfus sayımı yapıldı. Ve sonuçlara göre nüfusun %75 ini Ermeniler oluştururken çok küçük bir payda olan %25 lik kısmını ise Azeriler oluşturuyordu. Bunun tek sebebi ise Sovyetler birliğinin yıllardır sürdürdüğü politikalardır.

Çünkü uluslararası örgütlerinde kabul ettiği gibi tarihi ve hukuki olarak Karabağ bölgesi Azerbaycan’a aittir. Lakin çıkan kargaşadan ötürü yukarıda da bahsettiğim gibi referanduma gidilerek 6 Ocak 1992’ de Dağlık Karabağ Cumhuriyeti resmen ilan edildi. İşte Ermenistan ile Azerbaycan arasında ki en büyük kıvılcım bu oldu ve aradaki gerginlik daha da büyüdü.

Bilindiği üzere her daim kendine bir pay çıkarabilen Rusya burada destekçi devlet olarak karşımıza çıkıyor. Lakin destek kavramı ile kastedilen iyi yönde olan bir destek değildir tam tersi katliamın yapılmasına olan destektir ki Rusya bunu her ne kadar inkar etse de.

Ve 26 Şubat 1992 yılı Hocalıda son sabahına uyanan Azeriler… Resmi kayıtlara göre 83 çocuk, 106 kadın, 70 den fazlası yaşlı olmak üzere toplam 613 Türk Hocalı kasabasında Ermeniler tarafından katledildi. Ermeniler tarafından abluka altına alınan kasabada acımasızca işkence yapıldı. İnsanlar katledilmekle kalmayıp cesetleri yakılmış. Yaşlıların kafa derisi soyulmuş kimisin gözleri oyularak kimisininse yüzü jiletlenerek işkence yapılmış.

Yaşanılanları yazmakta bile zorlanırken insanlığa sığmayan bu olayları annesinin karnındayken bile yaşayan doğmamış bebekler vardı. Ve kanımızı donduran olaylardan bir tanesi: Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu.

Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars’ta Ağrı’da, Van’da Erzurum’da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı…

Hocalı Katliamı

 

Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:
-Kız mı, oğlan mı
-Kız
Bu cevap üzerine ‘oğlan’ diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı.Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi.
-Sen kazandın, yoldaş
-Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek
-Annesi besleyecek elbette
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya
geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
-Çocuğa meme ver.

Rusya bu yaşanılanlarda fazlasıyla suçu olan bir devlet konumundadır. Destek verdiğini inkar etse de Sovyetlerin 366. Mekanize Alayı’nın askerleri açıkça yaptıklarını itiraf etmiştir.

Acımasızca yapılan insanlık dışı bu katliamın arkasında Rusya da vardır ve yaşanılanların bir parçasıdır. Bu yaşanılan olayların bizzat canlı tanıkları vardır.

Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, ‘For the Sake of Cross’ (Haçın Hatırı İçin) isimli kitabında vahşeti şöyle anlatıyor: ”…Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı.

Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hálá yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler.”

Gündemde ise fazlasıyla yer alan Hocalı Katliamı 16 Mart 1992 tarihli Newsweek’te Pascal Privat ve Steve Le Vine tarafından hazırlanan haberde katliam şu şekilde yansıtılmış: “Geçtiğimiz hafta Azerbeycan yine bir morgun mahzeni gibiydi; bir caminin arkasına geçici olarak kurulmus morga sürüklenerek getirilmiş düzinelerce ceset ve yas tutan mülteciler…

Bunlar 25 ve 26 Subat tarihinde Ermeni kuvvetleri tarafından istila edilen Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı köyünün Azeri sakinleriydi. Cesetlerin çoğu kaçmaya çalışırken yakın mesafeden vurulmuştu, bazılarının yüzleri paramparça idi, bazılarının kafa derileri yüzülmüştü…”

Bu akıl almaz katliamı yaşayanlarsa sadece yetişkinler değildi. Aralarında bebekler ve çocuklar da vardı… Oyuncaklar ile oynaması gerekirken onlar işkenceye maruz kalıp, biten hayatları izleyerek büyümüşler. Onların okula gitmesi gerekirken 22 Şubat sabahı geleceğe dair hayal kurmak dursun aileleriyle son kez vedalaşıyorlardı… Ama onlar çocuktular değil mi?

Katliamda ölen kişilerin sayısı ise oldukça fazladır. Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi rakam 613 kişi olmakla birlikte, katledilen toplam Azeri sayısının 1.300 kişi olduğu söylenmektedir.

Saldırılar sırasında Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülmüştür. 22 Şubat gecesi sekiz aile bütün fertleri ile evlerinde yakılarak öldürülmüş. Yaralıların sayısı ise 1000 in üzerindeymiş. Yapılan bu dehşete ise kimisi katliam kimisi ise soykırım olarak adlandırmıştır.

Ancak resmi olarak Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 30 üyesi (12 Türkiye, 8 Azerbaycan, 3 Birleşik Krallık, 2 Arnavutluk, 1 Bulgaristan, 1 Lüksemburg, 1 Yugoslavya Federal Cumhuriyeti, 1 Makedonya Cumhuriyeti, 1 Norveç, 1 Polonya) tarafından imzalanan, “Ermenistan tüm Hocalıları öldürdüler ve tüm şehri harap ettiler” ifadesinin de yer alan ve 19. yüzyılın başlarından beri Ermenistan tarafından Azerilere karşı işlenen soykırım olarak tanınmaya adım atılması gerektiğini bütün parlamento üyelere söyleyen 324 nolu bildiri yayımladı. 51 ülkenin parlamenterlerinden oluşan “İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği” olayları soykırım olarak tanımıştır. Yine Azerbaycan da 1994 yılında Hocalı kasabasında yaşanılanları “soykırım” olarak kabul etmiştir.

Peki bütün bu olaylar, akıl almaz vahşetler, acımasızca yapılan işkenceler yaşanırken Birleşmiş Milletler neredeydi? Bu yaşanılanlara el koyması gerekirken bir şey yapmadığı gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 1993 yılında katliamdan bahsetmeyerek 4 karar alıyor ve bu kararlardan biri Hocalı Katliamı değil sadece; “Ermenistan Azerbaycan’ın topraklarını işgal etti.” Trajikomik ama gerçek! Uluslararası tepkilere bakıldığında ise tüm dünyanın gözü önünde yapılan bu katliama üç maymun oynandı adeta. Görmedim, duymadım, bilmiyorum! Oysaki birçok yabancı medya organında bütün yaşanılanlar anlatıldı ve gösterildi.

14 Mart 1992 tarihli Fransız “Le Monde” gazetesi katliama dair, “Ağdam’da bulunan basın mensupları, Hocalı’da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında kafa derisi soyulmuş, tırnakları çıkarılmış üç kişi görmüşler. Bu, Azerilerin propagandası değil bir gerçektir” ifadelerini kullandı. Rus “İzvestiya” gazetesi ise 4 Mart 1992 tarihli sayısında “Kamera kulakları kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yarısı kesilmişti. Erkeklerin kafa derisi soyulmuştu” ifadelerine yer verdi.

Lakin bu yaşanılanlar ister soykırım olarak ister katliam olarak adlandırılsın yaşanılan acıları değiştirmeyeceği gibi yaşanılanları da unutturmayacaktır. Bugün kaçımız 22 Şubat 1992 yılını hatırlıyoruz? Doç. Dr. Caner Arabacının dediği gibi; Hocalı katliamı Dünyanın ayıbı. 1992′de yaşanan bu katliam sonrası milletin gözü önünde çekimler ve yayınlar yapılıyor. Ermenistan bu yayınlara insan kaçırma, nüfus boşaltma niyetinde olduğu için engel olmuyor. 21 yıldan beri bu olayı görmeme öldürenler Müslüman olduğu için. Öldürülenler Hristiyan olduğu içindir! Dünyanın yaşanan bu vahşeti görmeye başlaması lazım.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Bilgilendirme
SAÜ 2017-2018 Akademik Takvim Sakarya Üniversitesi Yurt ve Apart Daire


bian ajans Öğrenciye Kiralık Daire  Üniversite Yurt Rehberi Sakarya Üniversitesi Öğrenci Portalı