İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir

İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir

İstediği gibi bir hayat sürmenin tek yolu ne istediğini bilmek, ne istediğini bilmenin tek yolu da… kendini iyi tanımaktır. Uzmanlar ‘Kendini Tanımak’ denilen “Komando Parkuru” nun 6 etaptan oluştuğunu söylüyorlar.

İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir
İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir

Hayatta gerçekten istediğini yapan, istediği okula giden, istediği mesleği seçen, istediği gibi giyinen, istediği insanlarla arkadaşlık eden… özetle, istediği gibi yaşayan kaç kişi vardır acaba? Ezici bir çoğunluk, kendini tesadüflere, olayların akışına, hayatıyla ilgili önemli kararları da başkalarına bırakır. Başarısızlık korkusu ve toplumun, ailemizin bizden bekledikleri gibi hareket etme güdüsü, gerçek istediklerimizi yapmamızı engeller. Mesela bütün toplumlarda para kazanmak ve zengin olmak insanlara bir ‘başarı şartı’ gibi empoze edilir. Halbuki bu, bizim gerçek arzumuz ve hayalimiz olmayabilir. Biz gerçekten zengin olmak mı istiyoruz? Biz gerçekten büyük bir şirkette tepe yönetici mi olmak istiyoruz? Bizi mutlu edecek olan şey, bu mudur? Yoksa ‘sosyal normlara uymak, başkalarının bizi başarılı bulması için gerçek hayallerimizden fedakarlık mı ediyoruz?

1-Önceliklerinizi alt alta yazın

Uzmanlar “İnsanın kendine bağlanabilmesi için önce diğer bağlantıları kesmesi, cebini, internetini kapatması lazım” diyorlar. Kaslarınızı gevşetin, kafanızı boşaltın ve sadece içinde yaşadığınız anı yaşayın. Meditasyon yapanların yöntemiyle, her gün 5 dakika dikkatinizi vücudunuzun bir yerine, mesela ellerinize yahut nefes temponuza fokuslayın. İyice rahatladığınızı hissettiğiniz anda kendi kendinize sorun: Benim için hayatta önemli olan nedir? Bir kağıda,

İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir
İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir

düşünmeden, alt alta yazın. Aptalca bir düşünce de olsa aklınıza her geleni yazın. Sonra, yazdıklarınızı ikişer ikişer karşılaştırın: A ile B’den hangisini daha çok istiyorum. B ile C’den… Aynı yöntemi en güzel hatıralarınız için de uygulayın, hayatınızın kendinizi en özgür ve kendinizle en barışık hissettiğiniz anları için de uygulayın. Listenizdekileri tek tek temizledikten sonra kalan 2-3 istek, sizin gerçek isteğinizdir.

2-Başarısızlıklarınızı abartmayın

Başlayıp da bitirmediklerinize değil, tamamladığınız projelerinize hatta başarılarınıza fokuslanın. Koçların her zaman tekrarladığı gibi “başarısızlıklarımız, başarı yolunda geçmemiz gereken me rhalelerdir.” Başarılı insanların hemen de tamamı böyle başarısızlıklar (hem de ne başarısızlıklar) yaşamış, yılmamış, aksine bundan ders ve fayda çıkarmayı bilmişlerdir. Aklınızdaki projeyi, istediğiniz bir şeyi gerçekten yapmak istediğinizi bilmek istiyorsanız, kendi kendinize “Bunu başarmak için yapmak gerekenlere hazır mıyım? Zorluklara ve bu yolda yaşayabileceğim küçük büyük başarısızlıklara hazır mıyım?” diye sorun. Evet cevabı veriyorsanız, hiçbir zorluk sizi engelleyemez.

3-Doğal becerilerinize güvenin

İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir
İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir

Öyle şeyler vardır ki insan zorlanmadan, doğal şekilde yapar. Size garip gelecek bir örnek verelim: Mesela telefonda saatlerce bir arkadaşınıza dil dökmek, gece yarılarına kadar internette sörf yapmak, yahut da sabah işe 11’de gidince müdürünüzün gazını almak için binbir gerekçe bulmak… Bunlar her zaman övünülecek şeyler olmayabilir. Bu aynı zamanda sizin meraklı, sabırlı, yaratıcı ve iletişimi kuvvetli birisi olduğunuzu gösterir. Zaaflarınız, kendi kendinize bile itiraf etmekten utandığınız küçük kötü alışkanlıklarınız ve huylarınız… sizin gerçek kişiliğinizin göstergesi olabilir. Proje yaparken, ne yapmak nasıl yapmak istediğinize karar verirken, bu ‘küçük günahlarınızı’ dikkate alın. Sabah 11’lere kadar uyumayı sevenlerdenseniz mesela, semt pazarında takı satmaya kalkmayın…

4-Zevkin farkına varın ki zevk alın

Çocukken oynadığınız oyunları hatırlayın: Zamanın nasıl geçtiğiniz fark etmezdiniz, anneniz babanız ‘Hadi gidiyoruz’ deyince akşamın geldiğini fark eder isyan ederdiniz. Zaman dururdu, çünkü çok zevk alırdınız ve tamamen oyuna konsantre olurdunuz. İnsanın zamanı ve kendini unuttuğu bu ‘tam keyif hali’ çok önemli. Yaptığınız her işte bu ortamı yakalamak çok önemli. Çünkü (1) insan böyle bir ruh hali içinde işini en iyi şekilde yapar; (2) büyük bir ihtimalle bu kadar zevk alarak yapacağınız şey, sizin hayalinizdeki şeydir. Koçlar şöyle bir yöntem öneriyorlar: Akşam yatağa yattığınızda günün olaylarını aklınızdan geçirin: Kendinizi en mutlu hissettiğiniz anlar hangileri? Duşta ıslık çalarken mi? Kedinizi severken mi? Bir gofret yerken mi? Uzmanlar söylüyor: Ne kadar çok zevk alırsak, nöronlarımız beyni o zevki yaratan bölgesini o kadar iyi uyarıyorlar. Ve motive olmak ve mutluluğun sonuna kadar gitmek için buna ihtiyacımız var.

5-İçinizdeki oyunbozanın oyununu bozun

“Ne istediğimizi bilmek neden bu kadar zor?” sorusuna uzmanlar hep bir ağızdan “Çünkü kendimizi yeteri kadar tanımıyoruz” cevabı

İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir
İnsan İsterse Kendini Bilip Yönetebilir

veriyorlar. Bizimki gibi geleneksel(ci) toplumlarda, ömrümüz önümüze koyulan modellere uymaya çalışmakla geçiyor. Ailede ve okulda aldığımız eğitim, kültürümüz, meslek çevremiz bizi hep bu yönde şartlandırıyor ve zorluyor. Bu da projelerimizi baltalıyor, “kendimiz gibi” yaşamamızı engelliyor. Evde ve okuldu sık sık işittiğimiz, motivasyonumuzu bozan “Sen de beceriksiz adamsın!” yahut “Senden bir halt olmaz” gibi olumsuz yorumlar da etkili oluyor. Uzmanların “içimizdeki oyunbozan” dediği içses bize sürekli aynı şeyi tekrarlıyor. Bize devamlı başaramayacağımızı söyleyen bu içsesten nasıl kurtulacağız? Aynı uzmanlar “Susturmaya çalışmak yerine barış yapmayı deneyin” diyorlar: Mesela size “Beceriksizin birisin!” dediğinde ona sorun: “Emin misin? Nereden biliyorsun? Kim söyledi? Ne yaptım da beceremedim? Denememe izin vermedin ki…” İçinizdeki oyunbozanın oyununu böyle birkaç kere bozdunuz mu, göreceksiniz bakın sesi artık eskisi kadar gür çıkmayacak.

6-Gözleriniz açık rüya görmeyi öğrenin

İnsan, neden hoşlandığını ve zevk aldığını bilmek için hayal kurmalı, diyor uzmanlar: En sevdiğiniz hayal hangisi? Gözünüzün önüne üç adım yahut yüksek atlamaya hazırlanan atletleri getirin, sizin yapacağınız da aynı şey aslında. Ne yapmak, neyi başarmak istiyorsanız en küçük detaylarına kadar gözünüzün önüne getirin, hayalini kurun. Sık sık hem de. Başarınızı sahneye koyun, kendinizin rejisörü olun. Senaryoyu siz seçin, diyalogları siz yazın, dekoru, oyuncuları siz belirleyin. Tabii ‘esas kız / esas oğlan’ rolünü kimseye kaptırmayın. Başardığım zaman neler olacak, nasıl mutlu olacağım, ne değişecek?

Kaynak: Femme Actuelle

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Bilgilendirme
SAÜ 2017-2018 Akademik Takvim Sakarya Üniversitesi Yurt ve Apart Daire


bian ajans Öğrenciye Kiralık Daire  Üniversite Yurt Rehberi Sakarya Üniversitesi Öğrenci Portalı