SAÜ Rektörlüğüne İlk Aday Prof. Dr. Muharrem TOSUN

SAÜ Rektörlüğüne İlk Aday Prof. Dr. Muharrem TOSUN

2014 Ekim ayında yapılacak olan Sakarya Üniversitesi Rektörlük Seçimleri için ilk aday Prof. Dr. Muharrem TOSUN oldu.

Kendi adına açtığı web sitesi üzerinden bir Seçim Bildirisi de yayınlayan Prof. Dr. Muharrem TOSUN, çalışmalarına hızlı bir şekilde başlamış durumda.

Yakın dönemde birkaç adayın daha çıkması beklenilen SAÜ Rektörlük Seçimleri öncesinde her adaya Eşit bir mesafeden yaklaşarak tüm Rektör Adayları ile Röportaj yapmaya çalışacağız.

 

 

Prof. Dr. Muharrem TOSUN Kimdir?

17.05.1968 tarihinde Sakarya İli Hendek İlçesinde dünyaya geldim. Evli ve iki çocuk babasıyım.

İlkokulu 1974-1978 yılları arasında Hendek İlçesi Kurtköy ve Almanya’nın Bielefeld şehirlerinde okudum.

Orta öğrenimimi 1979-1982 yılları arasında Hendek Ortaokulunda, Lise öğrenimimi 1982-1985 yılları arasında Hendek Lisesi’nde tamamladım.

Üniversite eğitimimi 1985-1989 yılları arasında Atatürk Üniversitesi’nde tamamladım. 1989-1992 yılları arasında Almanya’nın Frankfurt şehrinde bulunan Johann Wolfgang von Goethe Üniversitesi’nde Germanistik Anadalının yanında, Psikoloji ve Çocuk Edebiyatı alanlarında master eğitimi gördüm.

1993 yılında Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümüne araştırma görevlisi olarak atandım.

Yüksek lisans eğitimimi, 1993-1996 yılları arasında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Alman Dili ve Edebiyatı alanında tamamladım.

Doktora eğitimimi 1996-2002 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Alman Dili ve Eğitimi Anabilim Dalında yaptım.

2002 yılı Kasım ayında Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandım.

2007 yılında Çeviribilim alanında Doçent unvanını aldım.

2008 yılında Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümüne Doçent olarak atandım.

2013 yılı Temmuz ayında Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümüne Profesör olarak atandım ve halen aynı bölümde çalışmaya devam ediyorum.

Dört yıldır Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümünde görevli öğretim üyesi olarak Çeviriye Giriş, Çeviri Kuramları ve Çeviri Eleştirisi dersleri vermekteyim.

Yurtiçi ve yurtdışında birçok bilimsel toplantı ve konferansa katıldım. Avrupa’nın birçok ülkesinde ve uzak doğuda makale, bildiri ve konferanslara katılarak yayınlarım oldu.

Boğaziçi, Marmara ve Sakarya Üniversitelerinde eleştiri kuramı üzerine bilimsel konferanslar verdim.

Çalışma alanlarım; eleştiri kuramı, bilim kuramı, yorum bilim, eğitim yöntemleri, çeviri kuramları, çeviri yöntemleri, çeviri sosyolojisi, çeviri felsefesi, kültür, edebiyat ve çeviri eğitimi üzerinedir. “Çeviri Eleştirisi Kuramının Temelleri” ve “Çeviri Eleştirisi Kuramı” adını taşıyan iki eserimle, gerek genel eleştiri gerekse çeviri eleştirisine dair bir eleştiri kuramı yazdım.

2002-2005 yıllar arasında Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde Dekan Yardımcılığı görevinde bulundum.

Daha sonra 2007-2010 yıllar arasında ikinci kez Fen Edebiyat Fakültesi Dekan yardımcılığı görevinde bulundum.

2002 yılından 2012 yılına kadar Mütercim Tercümanlık Bölüm başkan yardımcılığı görevini sürdürdüm.

 

Prof. Dr. Muharrem TOSUN Tarafından Hazırlanan Seçim Beyannamesi

 

Üniversitemiz, 20 yılı aşkın süredir akademik anlamda kurumsallaşmasını bir türlü tamamlayamamıştır. Kurumsallaşma, yalnızca idari düzenlemeler ve sayısal göstergelerle sınırlandırılamaz. Toplam kalite ve mükemmellik şablonlarıyla insan odaklı bir kurumsallaşma başarılamaz. Günümüzde kurumların başarısı, ister akademik isterse ticari olsun, insan odaklı yönetim modelleriyle, bireysel başarı ve bireysel yaratıcılığın öne çıkarılmasıyla mümkün olabilir.

Üniversitemizin fiziki ve sosyal yapısına uygun hedeflerin ortaya konulamaması nedeniyle, kurumsallaşma bir türlü istenilen düzeye ulaşamamıştır. Bu haliyle üniversitemiz, akademik bir kurumdan çok, idari bir kuruma benzemektedir. İlerleme ölçütlerimiz bilgisayar verilerine endekslenmekte, soyut verilerin içleri doldurulamamakta, bilimsel ilerleme, insan faktörü ve adalet duygusu, fiziksel altyapının gerisinde kalmaya devam etmektedir. Üniversitemizde sayısal anlamda birçok değişim gerçekleşmekle birlikte, akademik anlamda etkin bir nitelik artışından söz etmek oldukça zordur.

Üniversitemiz yeni bir yönetim anlayışı ile yeni bir paradigmaya yönelmek zorundadır. Gelişmemiş bir kurum refleksiyle hareket edip, her gün yeni ölçüt, model, düzen ve fiziki mekânları öne çıkarmak yerine, akademisyen ve öğrencilerin bireysel ve sosyal gereksinimleri ile hak ve özgürlükleri öncelikler arasında olmalıdır. Bunlara öncelik verilmediği sürece hedeflenen kurumsallaşma tamamlanamaz.

Bireysel haklar, hukukun üstünlüğü ve insan onuru, her türlü yönetmelik, kural ve ölçütten önce gelmelidir. Öğretim üyeleri ve öğrencilerin hukukunu koruma, onların özgürlük ve gereksinimleri lehine gereken her türlü çabayı gösterme kurumsal önceliğimiz olmalıdır. Üniversitemizi skolâstik, taklide dayalı, teorik ve sanal modellerden sıyırarak; gerçekliklere dayalı, pratik hayatın içinde olan, toplumu dönüştürme potansiyeline sahip bir “Sakarya Üniversitesi Kimliği”nin markalaşması hedeflenmelidir.

Üniversitemizde, hiçbir kişi ya da grubun, hiçbir diğer kişi ya da gruba karşı üstünlüğü ya da önceliği olmamalıdır. Üniversitemizin her biriminde görev yapan her bir öğretim elemanı, birinci sınıf öğretim elemanı olarak, tüm yöneticiler tarafından eşit hizmet talep etme, özlük haklarını elde etme ve saygı görme hakkına sahiptir.

Görevlere atanma birilerine, yakınlığa ya da herhangi bir gruba bağlı olup olmamaya göre değil; göreve yatkınlık ve idari yeteneğe göre olmalıdır. Üniversitemizin tüm birimlerinde sinerji, moral, heyecan ve hareketlilik ancak böyle bir değişimle sağlanabilir. “Adalet”, “samimiyet”, “insan onuruna saygı” ve “hukukun üstünlüğü” gibi değerlere öncelik verilip; “birlikte yönetim” ve “kurumsal aidiyet duygusu” öne çıkarılarak, bir takım ruhuyla ortak heves ve motivasyon oluşturma amaçlanmalıdır.

Senato ve yönetim kurullarının görevi, bölümlerdeki öğretim elemanlarının aldığı kararların uygulanabilmesini sağlamaktır. Esas olan, bölümler ve bu bölümlerde görev yapan öğretim üyelerinin birikimlerine güvenerek, onların kararlarını dikkate alıp, bu kararların uygulanması için çaba göstermektir. Derslerin sayıları, yapılanması ve değerlendirilmesi üniversite yönetiminin dayattığı standart kriterler sonucu değil, öğretim üyelerinin ve bölümlerin kendine özgü seçim ve iradeleriyle olmalıdır.

Üniversitemizde şimdiye kadar yönetimsel öncelikler olarak görülmeyen, “Sosyal Üniversite” ve “İnsan Faktörü”, kurumsal önceliklere dönüşerek; yönetim organizasyonunu “adalet” ve “Hukukun Üstünlüğü”ne dayandıran; “evrensel çapta akademisyen ve öğrenci profili” üretmeyi amaçlayan; “tüm öğretim üyelerinin bilimsel verimliliğiyle” gurur duyan bir üniversite kimliği rehber edinilmelidir.

Yeni bir anlayışla büyük üniversitelerle ilişkiler geliştirilerek, bilimsel ortaklıklar sağlamak amaçlanmalıdır. Bilimsel başarımız, belli alanların bireysel başarılarından çıkarak, sistematik olarak tüm branşlara yayılmalıdır. Bu konuda Üniversitemiz yeni bir kurumsal organizasyon geliştirerek, öğretim üyelerinin bireysel ilişkileriyle yetinmeyip, üniversitelerarası iletişimi bizzat kendisi gerçekleştirecek bir yapı oluşturmalıdır. Avrupa ve ABD üniversitelerine idari ziyaretler, Erasmus Programı, konferanslar veya bireysel düzeyde yürüyen ilişkilerle yetinilmeyip, üniversitenin kurumsal yapılanmasında değişikliğe gidilerek, tüm öğretim elemanlarını kapsayacak bilimsel ortak çalışmalarla, dünyanın büyük üniversiteleriyle entegre bilimsel çalışmalar yürütülmelidir. Bu şekilde dünya üniversitelerini uzaktan takip eden bir üniversite değil, onlarla birlikte çalışarak, büyük üniversitelere eşdeğer bilgi, eğitim ve ilişki düzeyleriyle, tüm öğretim üyelerinin özgüvenlerini artırarak, iletişim sorunlarını çözebiliriz. Böylece belli bir süre yurt dışında kalma şartına ihtiyaç kalmayacaktır.

Bilim merkezleri olan üniversiteler, toplumsal hayatta değişime en açık yerler olmalıdırlar. Üniversitemizin her yönüyle gelişmiş üniversiteler arasında yerini alabilmesi için bir sistem değişimi zamanı gelmiştir. Bu değişimin olabilmesi için de yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır.

Üniversitemizin gelecek vizyonu, yeni hedeflerin gerçekleştirilebilmesi, arzu edilen değişimi yönlendirebilecek anlayış, birikim, cesaret ve ufka sahip yeni bir Rektör profiliyle mümkün olabilir. Siz değerli öğretim üyelerimizin desteğiyle, bu düşünce ve hedefleri gerçekleştirmek ve üniversitemizi daha iyi bir geleceğe taşımak için Rektör adayı olmaya karar verdim.

Rektörlük seçimleri Üniversiteler için yeni heyecanların, yeni görüşlerin ortaya çıkması için önemli fırsatlardır. İçinde bulunduğumuz rektörlük yarışının üniversitemize olumlu katkı sağlaması dileğiyle, seçim sürecinin üniversitemiz için bir beyin fırtınası, bir öz eleştiri şeklinde geçerek, bir fırsata dönüşmesini umuyor, bu seçimin üniversitemiz için hayırlı olması temennisiyle saygılarımı sunuyorum.

Prof. Dr. Muharrem TOSUN

Sakarya Üniversitesi Rektör Adayı

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Bilgilendirme
SAÜ 2017-2018 Akademik Takvim Sakarya Üniversitesi Yurt ve Apart Daire


bian ajans Öğrenciye Kiralık Daire  Üniversite Yurt Rehberi Sakarya Üniversitesi Öğrenci Portalı