Üniversiteli Kızların Gözü Üniversiteli Erkeklere Göre Daha Yükseklerde

Üniversiteli Kızların Gözü Üniversiteli Erkeklere Göre Daha Yükseklerde

Genç kızlar, erkeklere göre daha fazla mesleki hedefe sahip. Neredeyse tüm OECD ülkelerinde, kızlar yüksek statülü işlerde çalışmaya erkeklere göre daha fazla istek duyuyor.

OECD’nin, üye ülkelerin eğitime ilişkin göstergelerini ortaya koyan ‘Eğitime Bakış 2012’ raporuna göre, Türkiye’de kızlar daha çok sağlık sektörünü tercih ederken, sadece Arjantin’de kızlar mühendislik, imalat ve inşaat gibi alanları seçiyor. Matematikte, erkekler birçok OECD ülkesinde kızlardan daha başarılı görünüyor. Mühendislik ve bilgisayar gibi alanlar, kızların ilgisini daha az çekiyor.

OECD’nin, üye ülkelerin eğitime ilişkin göstergelerini ortaya koyan ‘Eğitime Bakış 2012’ başlıklı raporu, gençlerin cinsiyet ve ülkelere göre değişen beklentilerini ortaya koydu.

Üniversiteli Kızların Gözü Üniversiteli Erkeklere Göre Daha Yükseklerde
Üniversiteli Kızların Gözü Üniversiteli Erkeklere Göre Daha Yükseklerde

Araştırmaya göre, pek çok OECD üyesi ülkede 25-34 yaş arasındakiler, 55-64 yaş arasındakilere göre daha fazla yüksek öğrenim görmüş durumda. Bu alanda Almanya, İsrail ve Amerika istisna oluşturuyor. Türkiye, her iki grup için Çin ve Brezilya’nın ardından sondan üçüncü sırada yer alıyor. OECD ortalamalarına göre yüksek öğrenim görenlerin oranı 25-34 yaş grubu için yüzde 38, 55-64 yaş grubu için yüzde 23 düzeyinde.

İkincil orta öğretim meslek programları çerçevesinde kızlar Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, Endonezya, Japonya, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsviçre’de sosyal bilimler, işletme ve hukuk, Estonya, Macaristan ve Polonya’da ise hizmet sektörü ile ilgili alanları tercih ediyor. Türkiye’de kızlar daha çok sağlık sektörünü yeğlerken, sadece Arjantin’de kızlar mühendislik, imalat ve inşaat gibi alanları seçiyor.

Rapora göre, genç kızlar, erkeklere göre daha fazla mesleki hedefe sahip. Neredeyse tüm OECD ülkelerinde, kızlar yüksek statülü işlerde çalışmaya erkeklere göre daha fazla istek duyuyor. Kızlar, yasa koyucu, üst düzey memur, yönetici ve profesyonel olarak çalışmaya, erkeklere göre ortalama yüzde 11 oranında daha fazla ilgi gösteriyor. Bu eğilimler, OECD ülkeleri içerisinde Fransa, Almanya ve Japonya’da değişiyor ve kızlarla erkekler, bu tür işlere aynı oranda eğilim duyuyor. İsviçre ise erkeklerin ilgisinin kızlardan fazla olduğu tek ülke olarak öne çıkıyor. Yunanistan ve Polonya’da bu tür işlerde çalışma beklentisi içerisinde olan kızların oranı erkeklere göre daha fazla artıyor ve fark yüzde 20’ye ulaşıyor.

Matematikte, erkekler birçok OECD ülkesinde kızlardan daha başarılı görünüyor. Mühendislik ve bilgisayar gibi alanlar, kızların ilgisini daha az çekiyor. Bu alanlara ilgi gösterenlerin oranı kızlarda yüzde 5’e kadar gerilerken, erkeklerde bu oran yüzde 18’i buluyor. Sağlık sektöründe ise durum tersine dönüyor. Kızların yüzde 16’sı ve erkeklerin ise sadece yüzde 7’si bu alana heves ediyor.

Çocuklar aileleriyle aynı kaderi paylaşıyor

Rapora göre, 20-34 yaş grubunun yüksek öğrenim görmesi, ailelerinin eğitim durumları ile yakından ilgili. Anne ve babanın eğitim seviyesinin düşük olması, kişinin yüksek öğrenim görme şansını azaltıyor. Sosyo-ekonomik farklılıkların meydana getirdiği eşitsizlikler yüksek öğrenim görme açısından da kişiler arasında eşitsizliklere neden oluyor. Bu durum göreceli olarak değişebiliyor, örneğin ailesi düşük eğitimli kişiler Avustralya, Kanada, Danimarka, Finlandiya, İsveç, Hollanda, İspanya, İrlanda ve İzlanda’da eğitim olanaklarından daha fazla yararlanabiliyor. İtalya, Portekiz, Amerika ve Türkiye’de ailesi düşük eğitimli gençlerin ailelerinden daha üst düzeyde eğitim alma şansları en aza iniyor.

OECD ülkelerinde, en azından ikincil orta öğretim mezunu olanlar bu düzeyde eğitim almamış kişilere oranla daha kolay iş buluyor. İkincil orta öğretimi tamamlamamış kişilere göre ikincil orta öğretim mezunlarının istihdamı ortalama yüzde 18, yüksek öğretim mezunu kişilerin istihdamı yüzde 28 artıyor. Örneğin İzlanda, Norveç, İsviçre ve İsveç’te yüksek öğrenim mezunlarının ortalama istihdam oranı yüzde 88.

Son ekonomik kriz döneminde ikincil orta öğretimi tamamlamamış kişiler arasında işsizlik oranı, tamamlayanlara oranla yüzde 1,1 ve yüksek öğretim mezunlarına oranla yüzde 2,4 daha fazla.

Raporda, teknolojideki hızlı gelişmenin küresel işgücü piyasasının ihtiyaçlarını da değiştirdiği, böylece daha yüksek düzeylerde eğitim ve özel alanlarda beceri sahibi olan kişilere daha fazla talep olduğu belirtildi. Raporda, politika belirleyicilerine işgücü piyasalarının değişen ve gelişen ihtiyaçlarına uygun işgücü yetiştirilmesi yönünde eğitim politikaları oluşturmaları gerektiği hatırlatıldı.

Kadınlar her yerde erkeklerin gerisinde

Rapora göre, İrlanda, Polonya ve Türkiye’de yüksek öğrenim görmüş kişiler, ikincil orta öğrenim mezunu kişilere oranla sırasıyla yüzde 15, yüzde 19 ve yüzde 16 daha fazla istihdam ediliyor.

Tüm OECD ülkelerinde, istisnasız bir şekilde kadın istihdamı erkeklerden daha düşük düzeyde seyrediyor. Bu fark, OECD ülkelerinde yüksek öğrenim gören kadın ve erkekler dikkate alındığında, ortalama yüzde 9. Şili, Çek Cumhuriyeti, Japonya, Kore, Meksika ve Türkiye’de ise bu fark yüzde 29’a kadar ulaşıyor.

Kadınların işgücüne katılımının genel anlamda, büyüme için önemli olduğu belirtilen raporda, kadınların işgücüne katılımını artırmak için politika belirleyicilerine makul fiyatlarda, esnek ve kaliteli çocuk bakımı hizmetleri, analık ve babalık izinleri, esnek çalışma saatleri gibi olanaklar sunulmasını tavsiye ediliyor.

Çok okuyan, çok kazanıyor

Eğitim düzeyine göre elde edilen gelirlere bakıldığında kazancın her eğitim seviyesine göre yükseldiği görülüyor. Örneğin, OECD ülkelerinde, yüksek öğrenim görmüş kişiler, ikincil orta öğrenim görenlere oranla ortalama yüzde 55 daha fazla kazanıyor. İkincil orta öğrenim mezunları ise bu düzeyde eğitimi tamamlayamayanlardan ortalama yüzde 23 fazla gelir elde ediyor.

Bu karşılaştırma yaşa göre yapıldığında, Türkiye ve İrlanda dışındaki tüm OECD ülkelerinde ileri yaşlarda kazanç farkının arttığı görülüyor. 25-34 yaş arası kesimde bir alt eğitim düzeyine göre kazanç yüzde 37 artarken, 55-64 yaş grubunda bu yüzde 69’a kadar çıkıyor.

Çalışmaya göre bu durum, yani eğitim ile gelen daha fazla kazanç, kişilerin eğitim alarak, becerilerini geliştirme isteklerini artırıyor. Kişilerin daha fazla eğitim alma isteklerinin, bazı ülkelerde yüksek öğrenim fiyatlarındaki artış ve bütçedeki daralmadan etkilendiği görülüyor. Her eğitim alanının artı kazanç getirmediğine de dikkat çekiliyor.

Raporun ortaya koyduğu diğer bazı sonuçlar şöyle:

  • İkincil ortaöğretimi tamamlayamayanların işsiz kalma ihtimalleri daha fazla.
  • Kadınların tüm eğitim düzeylerinde istihdam oranları daha düşük. Bu fark yüksek eğitim düzeyinde azalıyor.
  • Kadın ve erkekler için tam zamanlı çalışma oranı, eğitim düzeyleri yükseldikçe artıyor. Tam zamanlı çalışanların büyük çoğunluğunu erkekler oluşturuyor.
  • İkincil orta öğretimi mesleki alanda yapanlar, genel anlamda ikincil orta öğretim mezunlarına oranla daha yüksek oranda istihdam ediliyor.
  • Eğitim, ekonomilerin zor dönemlerinde dahi işsizliğe karşı en iyi sigorta olarak görüyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
Bilgilendirme
SAÜ 2017-2018 Akademik Takvim Sakarya Üniversitesi Yurt ve Apart Daire


bian ajans Öğrenciye Kiralık Daire  Üniversite Yurt Rehberi Sakarya Üniversitesi Öğrenci Portalı